Erdem'de bugünlerde aşırı bir asabiyet var.
Mesela gereksiz bir işle uğraşıyor. Bu işler nedir önce onları sıralayayım. Mesela eline, içinde 1-2 bardak miktarda su bulunan su şişesini mi geçirdi? Dibi görünene kadar onu içiyor, ağzına alıyor üzerine, etrafa su döküyor. Veya yemek mi var önünde, ve su bardağı. Suyun içine yemek tanelerinden koyuyor sonra suyu tabağın içine çeviriyor, eliyle bir güzel mıncıklıyor v.s. Veya suluğu mu geçti eline oraya buraya heryere o suyu boşaltıp, yerine göre o bölgede su birinkintisi oluşturuyor.
Ve ve en önemlisi, bazen, altını değiştirmeme, üzerini giydirmeme izin vermiyor. O zaman ancak babası tutuyor ben öyle değiştirebiliyorum altını.
Ben tüm yaptığı bu işlerde önce dikkatini çekmek için birşeyler gösteriyorum, veya yapmamasını kirlendiğini falan anlatıyorum ama o zamanlarda transa geçiyor ve kesinlikle hiç bir şeye bakmıyor(ama bu noktada önemli olan, yapmasını istemediğimi,
engellemeye çalıştığımın farkında). Biz de o zaman elindeki şeyi alıyoruz. O da o zaman başlıyor bağırmaya-ağlamaya. Bazen bir başlıyor, ağlıyor ağlıyor ağlıyor. İlgilenmeyip odadan bile çıkıyoruz ağlayarak yaptırmaya alışmasın diye ama dakikalarca ağlayıp yine de susmuyor. Ben de ozaman gidip ya emziğini veriyorum ya da suluğunu veriyorum. O zaman susuyor. Susup yanıma gelince de yapmaması gereken davranışı bir daha anlatıyorum.
Bu böyle o kadar çok tekrarlanmaya başladı ki artık hafta sonu akşam kafayı yemiş vaziyetteydim. O arada bağırdım, kızdım. :(
Dün kayınvalidem tvde bir uzmandan dinledikleri şeyleri eşime anlatmış.
Çocuklara 3 yaşına (veya 5 dedi, tam hatırlamıyor) kadar ölüm ve yaralanmaya sebep olacak şeylerin dışında sınırlamamak, engellememek gerekiyormuş (aslında bu bildiğim birşeydi, ama büyüdükçe bir anlamda zorlaşıyor bunu yapmak). Ve çocuk bizden aldığı
duygusal yaralarla hırçınlaşır, ağlar, bağırır, bir nevi intikam alırmış. Özellikle
kreşe bırakılan çocuklarda bu duygusal yara çok olurmuş. Yani minik kuşum bizden bir nevi intikam alıyor :(
Doğrusu işimiz oldukça zor, çünkü Erdem'in boyu artık çoğu yere yetiyor ve yetmediği yere de birşeylere çıkıp ulaşabiliyor. Ulaşabildiği yerde kesinlikle cam bardak, bıçak gibi birşey olmamasına azami dikkat edip ufak tefek şeylerde artık o kadar keskin davranmamaya karar verdik.
Mesela dün patates kızartması yaptık. Kendi tabağına biraz koyup önüne koydum, onu yedi. Sonra büyük tabağı da masaya koydum. Ordan eliyle alıp alıp kendi tabağına doldurmaya başladı, o arada bir kısmı yere döküldü. Kendi tabağı o arada dolmuştu. Hiç sesimizi çıkarmadan sakince büyük tabağı alıp başka yere kaldırdık, yerdekileri topladık, kendi tabağına karışmadık. 1 dk sonra hadi tabağını tezgaha koyalım dediğimde zaten kendi de bana yardım ederek tabağını kaldır ve ellerini yıkadık.
Bizim biraz daha sabırlı ve kesinlikle sinirlenmemiz, engel olmaya çalıştığımızı hisettirmememiz ya da en doğrusu engel olmamamız gerekiyormuş. İşte ebeveynlik biraz da böyle tecrübe işi. Böylece daha sakin günler geçiririz inşallah....
Fotosuz olmasın, işte bu sabah çektiğim teletubbies Erdem: